
Ankara bu aylarda çok sıcak olur. Özellikle güneşin tepeye vardığı vakitlerden batmaya yakın vakitlere kadar güneşte duramazsınız. Durduğunuz an cayır cayır yanmaya başlarsınız tabiri caizse. İşte bugün de böylesine bir gündü Ankara ve benim için.
Bir arkadaşla buluşacaktım. Onu beklerken şöyle gölge bir yere geçeyim de sıcak çarpmasın dedim. Hemen bir ağaç buldum ve ağacın gölgesinde bir bahçe demiri belirdi gözlerime. Gittim yaslandım ve beklemeye başladım.
Evlerinin önünde top oynayan çocuklar dikkatimi çekti. Küçükken bu saatlerde annelerimiz bizleri sokağa çıkartmazdı. Ancak evin bahçesi gölge ise orada oynayabilirdik. Ya da camın kenarına oturur, sokaktan geçenleri izlerdik…
Bahçe demirinde mayıştığım sırada iki tane çocuk güle oynaya geliyorlardı. Ellerinde dondurma ile. Şöyle dikkatlice baktım v gördüğüm manzara karşısında çok şaşırmıştım.
Biz çocukluklarımızın, çocukken yaptıklarımızın ya da yaşadıklarımızın bize özel olduğunu düşünürdük. En azından ben öyle düşünürdüm. Meybuz yemeyi en çok ben severim zannederdim. Ya da misket oynamayı…
Çocuklar dondurmayı üstünden epey yemişler,…



son yorumlar
anlık takip