Sanırım aklınıza ilk takılan başlıkta kullandığım soru işareti (?) olacaktır. Hemen size neden başlıkta “blog” kelimesi değil de ‘?’ni kullandığımı söylemek istiyorum. Bildiğiniz gibi “Türk “blog” yazarları” olarak daha evvel ilkini yaptığımız -şurada bahsettim- bugün ise ikincisini yaptığımız toplantımızda birkaç ana madde üzerinde görüşlerimizi belirtecektik. Bu maddelerden bir tanesi de daha evvel Erdem ile mütalaasını yaptığımız “blog” kelimesi yerine Türkçe bir kelime kullanmak ve bu “blog”larda Türkçe kullanımı ile ilgili noktalardı. Velev ki bu toplantıda bulunan hemen hemen herkes “blog” kelimesi yerine Türkçe bir kelime kullanma taraftarı olduğunu belirtti. Bu günden sonra da hangi kelimeyi kullanacağımıza dair çeşitli araştırmalar yapmaya başlayacağız. İşte ortak bir kelime belirlenene kadar “blog” kelimesi yerine elimden geldiğince hiçbir kelime kullanmamaya çalışacağım. O kelimeyi bulunca da sizlere duyuracağız inşallah.
“?” Yazarları Toplantısından Notlar
“Blog” Ödülleri
“Blog” ödülleri konusunda hemen hemen herkes, bu ödüllerin, böyle bir yarışmanın gerekliliğinden ancak uygulanış şeklindeki eksikliklerden söz etti. Oylamaların adaletsizliği, yeterince şeffaf olmayan oylamalar, oylamalarda eksik olan belirleyici kıstaslar gibi…
Tamamını oku |
12 ahkâm kesilmiş »
Birkaç gündür günlüğüme bir şeyler yazmadığımı beni takip eden okuyucularım varsa bilirler. Onlardan ilkin özür diliyorum ardından da gerekçemi sunmak istiyorum. Bilirsiniz ki okulların kapanma dönemine girdiğinde herkeste bir final bir ödev telaşı olur. Efendim aynen biz de o telaşa girdik. Bir yandan 20 sayfalık Türkmence bir kitabın Türkiye Türkçesine aktarımını yapmak, bir yandan final sınavlarına çalışmak bir yandan webdeki işlerimizi yürütmek derken bir türlü günlüğe yazı yazmaya zaman kalmıyor. Ayrıca ilginçtir ki aklıma yazacak bir şey de gelmiyor. O derece kafam meşgulmüş bunu fark ettim. Fark ettiğim bir diğer şey ise şu oldu, günlüğe bir şeyler yazmayınca içim rahat etmiyor maalesef. Sürekli beni dürten bir şeyler oluyor. Ne zaman bir iş yapacak olsam içimden bir ses “günlüğe de bir şeyler yazmadın hatırlatayım” diyor ve beni dürtüklüyor. Belki bu izahı yaparsam içimdeki sesin beni birkaç gün terk edeceğini düşündüm. İnşallah düşünebildiğim zaman tekrar yazmaya başlayacağım. Bu bugün de olabilir 5…
Tamamını oku |
8 ahkâm kesilmiş »
Son günlerde bir şey yazamadığım için yazı yazmaya nereden başlayacağımı unuttum sanırım. Bari bildiri özeti yazar gibi, bu yazımızda şundan bundan bahsedeceğiz diyeyim, ne dersiniz.
Neyse, bu yazımda son günlerde günlüğümün neden kapalı kaldığı ile ilgili birkaç kelam edeceğim.
Günlüğümün müdavimi olanlar birkaç gündür günlüğümün kapalı olduğunu biliyor, merak ediyor. Günlüğün durumunu merak edip soran her arkadaşa teşekkür ederim ilkin.
Birkaç gün evvel günlüğe ulaşamadığımı fark edince hemen benim barıdırma (hosting) sağlayıcım Ankabt ile görüşmeye başladım. Tabiî ki sahibi de bizim Şaho.
O da bana sunucuyu başka bir veri merkezine (datacenter) taşıdığını ve sitelerin bir iki gün içerisinde açılacağını söyledi. Ben de bu taşıma işi ani olduğu için siteyi geçici olarak başka sunucuya taşıyamadım ve maalesef bu süre içerisinde de sitem kapalı kaldı. Artık kusura bakmazsınız değil mi?
İnsanın alışkanlıklarından vazgeçmesi gerçekten zor oluyormuş. Alışkanlıkları onun bir adım ötesine gittiğinde onu özlüyormuş. Benim de öyle oldu sanırım. Günlüğüm açık olmayınca düşüncelerim, duygularım…
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »
Daha önce şu yazımda da duyurduğum gibi Türk blog yazarları beyn‘in organizatörlüğü ile bu cumartesi Ankara’da buluşuyor. Buluşmaya 4 gün kaldığı için ben de bunu hatırlatayım dedim. Unutanlar falan olur, o kadar kişi olduk eksik çıkmayalım değil mi?
Ayrıca o duyuruda buluşmanın Bahçeli Seyir Cafe‘de olacağını söylemiştim ama katılım çok olduğu için yer değiştirilmiş. Yeni yerimiz yine Bahçeli’de ama Bahçeli Cafe Bistro imiş.
Hadi orada görüşmek üzere.
Tamamını oku |
1 ahkâm kesilmiş »
Başlık seçme özürlü olduğumu bu başlıktan da anlayabilirsiniz. Hislerimi ve yazımın ana metnini yansıtamıyorum bir türlü başlıkta. Anlatmak istediğim ile zıt bir yolda ilerliyor adeta. Neyse, başlıktan olumsuz şeyler anlasanız da bloğumun son günlerde güzel şeyler yaşadığını belirteyim ve başta tema değişikliği olmak üzere açıklamak istediğim şeyleri açıklayayım.
- Efendim ilk önce neden temanı değiştirdin, eski temen güzeldi gibi soruların monitörler ardından bana sorulduğunu hissediyorum. Aslında eski temamı seviyordum. Bir blog yazarının isteyip de kolay kolay bulamayacağı bir temaydı. Ancak bazen duruluyor. Durulduğu zaman da değişiklik yaparak tekrar dinamikleşmek istiyor. Benimki de biraz öyle oldu. Duruldum, temamı değiştirdim ve yeniden bir yazma isteği geldi bana. Temamı değiştirmemin ikinci nedeni ise, “kısa kısa” bölümünü açmak istememdi. Kısa kısa bölümünü, anasayfada yayınlayıp, yer işgal ettirecek kadar mühim olmayan ancak ufak da olsa değinmek istediğim bir haberi, gelişmeyi vs. yayınlamak istediğim bir bölüm. Sempozyum duyuruları, haberler, dil bilim dünyasından gelişmeler gibi ufak yazılar bu bölümde…
Tamamını oku |
5 ahkâm kesilmiş »