son yazılarımda artık bir şeyleri düzeltmeye başlamanın zamanı geldiğini epeyce hissettirmiştim. hissettirmenin de ötesinde aleni söylemiştim bunu. arka arkaya yazdığım yazılarda sürekli bunu dile getirmem bu durumdan oldukça rahatsız olduğum içindir. ve bu yazıyı yazmamın da temel nedeni bu belki.
hayatımda artık biraz değişiklik yapmam gerektiğini düşündüm. her gün bilgisayarı açtığımda belli başlı siteleri gezmek, belli bir kalıba girmek gibi bir şey oldu benim için. bu da ruhumu gıdıklamaya başladı. neler mi yaptım…
öncelikle teknolojiye karşı birisi olarak, bilgisayarımı kaldırıp çöpe atabilsem diyorum hep, ama bir türlü beceremiyorum. bir iş aracı olarak kullanıyorum bilgisayarımı. ama keşke kullanmaya ihtiyaç duymasam…
internette biraz zaman geçirenler sosyal ağların pençesine bir kere düşerler. friendfeed dediğim bir siteden bahsediyorum ben. kullanıcıların anlık iletiler ile düşüncelerini -cirolarını ve pazarlarını- herkese duyurabildiği ve herkesin bu düşünceyi beğenme, yorum -ve yalakalık- yapma gibi katılımlarının olduğu bir site. gülmek, eğlenmek için fevkâlade güzel bir site. belki iş yapmak için…
Tamamını oku |
3 ahkâm kesilmiş »
Erkan’dan gelen iki mimin bir tanesina ancak bugün cevap yazma fırsatı bulabiliyorum. Erkan‘ın yazdığı mimin benim yönetim panelinde uyarı şeklinde gözükmesi yetmiyor bir de adam sözlü bir şekilde uyarıyor beni. Korkarım birkaç gün daha bir şeyler yazmasam herhalde evin kapısını aşındıracak.
Şaka bir yana geciktirdiğim için özür dilliyorum.
“Mim” kelimesinin ne olduğunu öncelikle bilmeyenler için aydınlatayım: Bir günlük yazarı tarafından ortaya bir konu atılıyor. Bu günlük yazarı daha sonra bu konu ile ilgili diğer günlük yazarlarının da fikirlerini merak ediyor, ve onları mimledim, onlara pas attım diyor. İşte Erkan da bana “son günlerde türk günlüklerinde (blog) neler oluyor, bir durgunluk var mı, yoksa aynı mükemmellikte devam mı ediyor” konulu bir mim göndermiş. Ona da değerli meslekteşım Zuzu yollamış. Konunun birkaç soru etrafında aydınlatılması isteniyor. Sorular:
Sorular:
1- Sizce son dönemde Türk bloglarındaki durgunluk fark edilir düzeyde mi?
2-…
Tamamını oku |
2 ahkâm kesilmiş »
Uzunca bir süredir yazamadığımı ve günlüğü başıboş bıraktığımın farkındayım. Ancak bu sefer hakikaten geçerli sebeplerim var. Yalnız bu sebepleri anlatmaya ve günlüğün yeni görünümü hakkında yazacaklarıma başlamadan evvel biraz yazmaya ısınmam gerekiyor, bir çeşit idman yani. Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilirler ki, yazılarımda hiç giriş yapmayı beceremiyor ve ancak böyle laf kalabalığı ile birkaç şey söylüyor ve ondan sonra anlatacaklarımı anlatmaya başlıyoru. Tıpkı bunun gibi…
Yaklaşık 10 gündür üzerinde çalıştığım, günlüğümün yeni görüntüsünü dün gece itibariyle yayına soktum. Epey uğraştan, kararsızlıktan sonra tema bu halini aldı. Alana kadar da gerek benim, gerekse bana yardımcı olan arkadaşlarımın canını çıkardı.
Belki yazarlık kimliğimden, belki de kendini beğenmiş yönümden dolayı bu sefer temamda cesaretli davranarak kendi fotoğrafımı kullanma kararı aldım. Nasıl göründüğümü, sakalımdaki yamukluğu falan bir kenara bırakırsak, üst kısımda bir kitap kapağı havası vermeye çalıştım. Hani şu yeni yeni çıkan kitapların kapaklarında yazarların fotoğraflarını falan kullanıyorlar…
Tamamını oku |
14 ahkâm kesilmiş »
Google arama motorundan kaanfakili.com.tr’ye en çok hangi kelimeler aranarak gelmiş bu yazıda onun analizini yaptım. Ziyaretçilerime “nedir” ile başlayan soruların cevaplarını vermeye çalıştım.
Tamamını oku |
3 ahkâm kesilmiş »