Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler
  • rss nedir
Şub
19

“Tekel” İşçileri

Kategori: mühim meseleler | 6 ahkâm kesilmiş

tekel iscileri

Bir süreden beri Türkiye’nin gündemini zaman zaman meşgul eden meselelerden bir tanesi Tekel İşçilerinin durumu. Birkaç ay önce başladıkları direnişleri henüz devam ediyor. Ankara‘da yaşayan birisi olarak, Sakarya Caddesi‘nden her geçişinizde oradaki durumu rahatlıkla görebiliyorsunuz.

Bu yazımda onların haklılıklarını ya da haksızlıkları hakkında uzun uzun beyanat verecek değilim. Sadece bir iki hususta fikrimi söyleyip, yazımı noktalayacağım, o kadar.

Şimdi tam olarak olayın içyüzünü detayıyla bilmemekle birlikte, bildiğim sadece;  geçen yıllarda özelleşen Tekel‘in işçilerini 4-C kapsamında, yani özel şirket elemanına yakın bir statüde çalıştırmaya devam ettirilmek istemesi. 4-C kapsamında çalışmak istemeyene de bir miktar tazminat verip (40 milyar civarında sanıyorum) esnaflığa yönlendirilmesi meselesi .

Öncelikle Türkiye’de refah içinde, mutlu mesut yaşayabilmek için bir aileye ortalama 2500-3000 TL maaş girmesi gerekir değil mi? Yani 700-900 arası bir maaşla geçinen ailenin geçinmesi mümkün mü? Üstelik bu adam yıllarca 2500-3000 lira civarında bir maaş alıp da hayatlarını bu yönde plânlıyorsa…

Neyse…

Tamamını oku | 6 ahkâm kesilmiş »

Ağu
04

her şey tamam, bir gelin eksik!

Kategori: sevgili günlük | 5 ahkâm kesilmiş

Çoğu zaman beni üzecek olaylarla karşılaşsam da, yine de seviyorum yaşamayı. Hayat, gerçekten yaşamaya değecek kadar güzelliği içinde barındırıyor. Ayrıntıların hepsini geçtim, sabah uyandığımızda havanın aydınlık olması bile bize yaşama sevinci vermeye yetiyor.

Ülkenin dört bir yanında her gün birbirinden farklı hadiseler cereyen ediyor. Bazıları bizi güldürürken bazıları da ağlatıyor. Bazıları ise gülerim ağlanacak halimize dedirtiyor. Şimdi size anlatacağım hadise sizi ağlataak mı güldürecek mi yoksa gerçekten dudaklarınızda bir tebessüm mü bırakacak, bilmiyorum. Orasına siz karar verin artık.

Geçenlerde eve gelmek için Ankara‘nın meşhur “mavi” dolmuşlarından bir tanesine bindim. Bir yandan koltuğuma oturmuş günün yorgunluğunu üzerime atmaya çalışırken bir yandan da telefonla konuşuyordum. Derken dolmuşçu yolda gördüğü bir davulcu ile zurnacıyı dolmuşa aldı. Sanırım paraları yokmuş, o da belli bir yere kadar sizi götüreyim dedi.

Az gittik, uz gittik derken tam kafamı cama yasladım, o sırada bir zurna sesi ile irkildim. Sanırım tek irkilen ben değildim. Tüm dolmuş benimle aynı…

Tamamını oku | 5 ahkâm kesilmiş »

May
22

yanıyorsak aşkımızdan

Kategori: sevgili günlük | 1 ahkâm kesilmiş

hamaklar

Yeni bir güne fiilen olmasa da hukuken ya da daha mantıklı bir şey söylemek gerekirse, saaten merhaba dediğimiz şu saatlerde canım bir şeyler çekiyordu ki sormayın gitsin. Aslında 10 dakika öncesine kadar canımın ne çektiğini tam olarak kestirebilmiş bile değildim. Hattâ bırakın bunu, canımın tat anlamında mı yoksa uğraş anlamında mı bir şey çektiğini bile tam olarak ayırt edememiştim. Önce yatağımdan silkinerek kalktım ve benim her gün onlarca kez ziyaret ettiğim mutfağı ziyaret ettim. Buzdolabını açtığımda pek dişe dokunur bir şey göremedim. Canım yemek yemek istemiyordu ama bir dilim beyaz peynir ağzıma attım. I ıh, geçmedi canımın isteği. Bir bardak su, ı ıh, yine geçmedi. Mutfaktan gönlü hüzünlü bir şekilde odama dönerken aklıma günlüğüme bir şeyler karalamak geldi. İşte tam bu anda bu fikrin bile canımın isteğini geçirdiğini düşündüm. Ne de güzel düşündüm, pek de güzel düşündüm.

İşte böyle başladı benim bu yazıyı yazma maceram. Başkalaşmış bir…

Tamamını oku | 1 ahkâm kesilmiş »

Nis
30

ankara sessiz

Kategori: sevgili günlük | 4 ahkâm kesilmiş

Yazıma böyle bir başlık atmayı şu an düşündüm. “Spontane” gelişti, diyebiliriz. Tıpkı yaşamın kendisi gibi. Hayat da her an biraz “spontane” değil mi?

Bugün Kızılay’dan otobüsle eve gelirken epey düşündüm. Sık sık yaptığım bir şey aslında, ama insanın öyle anları oluyor ki, düşünmeye daha fazla zaman ayırmak istiyor. Düşündükleri daha bir anlamlı oluyor kendisi için. İşte öyle bir andı benimki de.

Sessiz bir ortamı düşündünüz mü hiç? Şimdi, tam şu an, gözlerinizi kapatın ve etrafınızdaki seslere odaklanın. İlk olarak bilgisayarın fanını kafanızdan silmeye çalışın. Müzik dinliyorsanız müziğinizi kapatın. İlk önce kafanızda bir uğultunun olduğunu göreceksiniz. Biraz sabrederseniz o uğultu da geçecek ve sessizliğin sesini dinlemeye başlayacaksınız. Tıpkı Ankara gibi.

Ankara sessiz son günlerde. Sessiz ve sakin. Tıpkı gözlerinizi kapattığınızda duyduğunuz sessizlik gibi Ankara. Herkes, her şey susmuş. Bir tek ses var, o da sessizliğin sesi.

En son ne zaman bu denli sessiz oldunuz? Sessizliğin sesini en son ne zaman bu…

Tamamını oku | 4 ahkâm kesilmiş »

1234»


Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

yazılarımı rss ile takip edebilirsiniz
rss nedir?

arama yap

kategoriler

  • bilişim
  • denemeler
  • dil bilim
  • garnitür
  • kısa kısa
  • kitap
  • klasik türk edebiyatı
  • mühim meseleler
  • sevgili günlük
  • şiir
  • sinema
  • tasavvuf
  • türkçe

son yazılar

  • Çok Tanrılı Dine İnanıyorum
  • hayatı kolaylaştıran icatlar
  • Duyulmayan Anlam Çığlığı*
  • nerede kalmıştık ?
  • ANKARA BÜYÜK GAZZE MİTİNGİ
  • seviyorum.
  • Müzik kültürüm ve dinlediklerim hakkında
  • “Tekel” İşçileri
  • sevmiyorum.
  • evden eve taşıma, nakliyat haberleri ve nakliyatçılar sektörü

  • son yorumlar

  • anlık takip

    • dost siteler

      • moliva, boşanma, boy uzatıcı, kilo aldırıcı, estetik , Kartuş Dolum Seti , kilo alma, boy uzatma, telefon dinleme, altın çilek, Acı Meksika Biber Kapsülü Resmi Satış Sitesidir.
    • hayranlar

    © Kaan Fakılı