<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>n. kaan fakılı &#187; akademik kariyer</title>
	<atom:link href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/akademik-kariyer/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kaanfakili.com.tr</link>
	<description>hüzün ki en ziyade yakışandır bize</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 22:29:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>edebiyat mezunlarına umut ışığı</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/edebiyat-mezunlarina-umut-isigi/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/edebiyat-mezunlarina-umut-isigi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2008 00:40:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[mühim meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[adam öykü]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[arapça]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat mezunları]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat mezunu]]></category>
		<category><![CDATA[farsça]]></category>
		<category><![CDATA[hacettepe]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okuma alışkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okumak]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlıca]]></category>
		<category><![CDATA[türk edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[türkbilig]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteli olmak]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı dil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=535</guid>
		<description><![CDATA[<p>Niyetimde böyle bir yazı yazmak olmamasına rağmen son günlerde <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/" target="_blank">şu yazıya</a> yazılan bazı yorumlar ve aldığım bazı e-postalara istinaden böyle bir yazıyı yazma gereği duydum. <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/" target="_blank"><strong>&#8220;Türkiye&#8217;de edebiyat mezunu olmak&#8221;</strong></a> başlıklı yazıda ben, her ne kadar yaşadıklarımı aktarıp, bu bölümü yeni kazanan  öğrencilerimize yol göstermek istesem de maalesef birçok arkadaş bana, yazıyı okuduktan sonra bir karamsarlığa kapıldığını, üzüldüğünü, hattâ okulu bırakmak istediğini farklı şekillerde beyan ettiler. Ben de işte bu yazıda aslında durumun o kadar da vahim olmadığını ve birazcık emek neticesinde hayatımızın düzene girebileceğinden bahsetmek istiyorum. İşte böylesine iddialı bir başlığı da bu yüzden atmış bulunuyorum.</p>
<p>Bu yazı, edebiyat bölümüne yeni başlayan genç arkadaşlara rehber niteliğindedir. Hattâ sadece edebiyat bölümü değil, üniversitelerin birçok bölümüne yeni başlayan arkadaşlara rehber niteliğindedir. Bu yazıyı okuyan arkadaşlarımın, <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/" target="_blank">diğer yazıda</a> olduğu gibi yorumları ile fikirlerini belirtmelerini istiyorum. Yorumlarda gözlerinizdeki umut ışığını birkez daha görmek istediğimi söylememe gerek yok sanırım.&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Niyetimde böyle bir yazı yazmak olmamasına rağmen son günlerde <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/" target="_blank">şu yazıya</a> yazılan bazı yorumlar ve aldığım bazı e-postalara istinaden böyle bir yazıyı yazma gereği duydum. <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/" target="_blank"><strong>&#8220;Türkiye&#8217;de edebiyat mezunu olmak&#8221;</strong></a> başlıklı yazıda ben, her ne kadar yaşadıklarımı aktarıp, bu bölümü yeni kazanan  öğrencilerimize yol göstermek istesem de maalesef birçok arkadaş bana, yazıyı okuduktan sonra bir karamsarlığa kapıldığını, üzüldüğünü, hattâ okulu bırakmak istediğini farklı şekillerde beyan ettiler. Ben de işte bu yazıda aslında durumun o kadar da vahim olmadığını ve birazcık emek neticesinde hayatımızın düzene girebileceğinden bahsetmek istiyorum. İşte böylesine iddialı bir başlığı da bu yüzden atmış bulunuyorum.</p>
<p>Bu yazı, edebiyat bölümüne yeni başlayan genç arkadaşlara rehber niteliğindedir. Hattâ sadece edebiyat bölümü değil, üniversitelerin birçok bölümüne yeni başlayan arkadaşlara rehber niteliğindedir. Bu yazıyı okuyan arkadaşlarımın, <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/" target="_blank">diğer yazıda</a> olduğu gibi yorumları ile fikirlerini belirtmelerini istiyorum. Yorumlarda gözlerinizdeki umut ışığını birkez daha görmek istediğimi söylememe gerek yok sanırım.</p>
<p>Daha evvel de bahsettiğim gibi ben <a title="Kırıkkale Üniversitesi" href="http://www.kku.edu.tr" target="_blank"><strong>Kırıkkale Üniversitesi</strong></a>,<strong> Türk Dili ve Edebiyatı</strong> bölümünden mezun oldum. Okuduğum bölümü kendim tercih ettim. Kazara falan düşmedim. Yaptığım 23 tercihin tamamı <strong>&#8220;Türk Dili ve Edebiyatı&#8221;</strong> bölümüydü. Şu an bu bölümden mezun olup da işsiz olmama rağmen yaptığım tercihlerde zerre kadar pişman değilim. Zira şu an <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/oss" target="_blank"><strong>ÖSS</strong></a>&#8216;ye girecek olsam ve gerekli puanı alsam yine aynı bölümü tercih ederdim. Sanırım benim mesleğimi ne kadar çok sevdiğimi tahmin etmişsinizdir.</p>
<p><strong>Şimdi öncelikle edebiyat bölümünü kazanan arkadaşlar ne yapmalılar?</strong></p>
<p><strong>1. <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/osmanlica" target="_blank">Osmanlıca</a>yı sular seller gibi öğrenin:</strong></p>
<p>Bir edebiyat bölümünün vazgeçilmezi<strong> Osmanlıca</strong>dır arkadaşlar. Osmanlıca dediğimiz şey -bilmeyene- Türkçenin bir devresidir. Bugünkü Türkçeden farkı; içinde bir miktar <strong><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/arapca" target="_blank">Arapça</a> </strong>ve <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/farsca" target="_blank"><strong>Farsça </strong></a>kelimelerin bulunması ile birlikte alfabenin de <strong>Arap alfabesi</strong> olmasıdır. Yani siz Osmanlıca <strong>&#8220;Kaan&#8221; </strong>ne demek diye bir soru soramazsınız. Ancak, Osmanlıca &#8220;Kaan&#8221; nasıl yazılır dersiniz ve Arap harfleri ile yazarsınız. Yani Osmanlıca bir dil değil, bir alfabedir.</p>
<p>İşte <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/edebiyat" target="_blank"><strong>edebiyat </strong></a>bölümünün temelinde Osmanlıca yatmaktadır. Zira Eski Türk edebiyatı dersinden tutun da Yeni Türk edebiyatı dersine kadar birçok dersin temelinde Osmanlıca vardır. Osmanlıcayı sular seller gibi öğrenmeden bu işin üstesinden gelemeyeceğinize adım gibi eminim. Bakın ben gelemedim. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Osmanlıcada kalıp bulma, vezin bulma, kelime türetme</strong> bir yere kadar önemli. Esas önemli olan şey gördüğünüz metni zorluk çekmeden okuyabilmenizdir. Zira 3. sınıfa geçtiğinizde okuyacağınız metinlerin hem yazı tipi (<strong>rika, siyâkat, kûfi</strong> vs.) hem de içindeki dış unsurlar yani yabancı kelimeler yoğunlukta olacaktır. Terkipler fazla olacaktır ve okumakta zorlanacaksınızdır. Bunun için benim size önerim, 1. sınıfta çok zorlansanız da, çok vaktinizi alsa da günde en az  1 saat okuma ve yarım saat de yazma pratiği yapmanız. Bu şekilde 1 senede, hatta 1 dönemde mükemmel bir şekilde Osmanlıcanızı geliştirirsiniz.<span id="more-535"></span></p>
<p><strong>2. Mutlaka ama mutlaka kitap okuyun:</strong></p>
<p>Bir edebiyat bölümü mezunu olarak sanırım bizim en büyük eksikliğimiz kitap okumamak olsa gerek. Bunun acısını her yanımda çok fazla hissediyorum maalesef. Size önerim üniversiteyi bitirene kadar okuyabildiğiniz kadar fazla kitap okumaktır. Zira kitap okumak hem mesleğinizde size faydalı olacak hem de ufkunuzu açacaktır.</p>
<p>Üniversitelerde (en azından bizim üniversitede bu böyleydi) derslerin bir işleniş sırası vardır. Mesele <strong>Yeni Türk edebiyatı </strong>dersinde 1. sınıfta  <strong>Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı</strong>nı işledik biz. 2. sınıfta ise <strong>Servet-i Fünûn Edebiyatı</strong>nı. 3. sınıfta <strong>Millî Edebiyat</strong>ı ve 4. sınıfta da <strong>Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı</strong>nı işledik. Yani her dönem birbirini takip etti. İşte sizin tek yapmanız gereken her sene hangi dönemi işliyorsanız o döneme ait kitapları okumak.  Tabiî bununla birlikte güncel romanları okumalı, siyaset kitaplarını okumalısınız. Benim tavsiyem siyaset içerikli kitaplardan uzak durmanız. Zira kitap okumayı romanlar sevdiriyor insana. Üniversite bitince ve işsiz kalınca zaten bol bol siyaset içerikli, sosyal içerikli kitaplar okuyacaksınız. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>3. Düzenli olarak en az iki tane dergi takip edin:</strong></p>
<p>Biz paşa çocuğu muyuz, biz memur çocuğuyuz dediğiniz duyar gibi oluyorum. Zira biz de 1. sınıfta hocalarımıza böyle serzenişlerde bulunuyorduk. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Size tavsiyem, hangi alanla ilgileniyorsanız o alanla ilgili en az iki dergi takip edin. Mesela dille ilgileniyorsanız <a href="http://www.turkbilig.hacettepe.edu.tr" target="_blank"><strong>&#8220;Türkbilig&#8221;</strong></a> ve <a href="http://www.edebyahu.com/kitap/34/turk-dili-arastirmalari-yilligi-belleten" target="_blank"><strong>&#8220;Belleten&#8221;</strong></a> sizin için bulunmaz bir nimettir. Ya da yazı yazmaktan hoşlanıyor, öyküyü, denemeyi falan seviyorsanız piyasada onlarca dergi var. Bunlardan birisini mutlaka takip edin. Benim önerim <a href="http://www.turkedebiyati.com.tr/" target="_blank"><strong>Türk Edebiyatı </strong></a>dergisi olabilir. Bir de öyküyü sevenlere <strong>Adam Öykü</strong> dergisi.</p>
<p><strong>4. E-postaya resim ekleyecek kadar bilgisayar öğrenin:</strong></p>
<p>Her ne kadar başlıkta şakacı bir cümle kullansam da maalesef ülkemizdeki gençlerin bilgisayar bilgilerini anlatmakta üstüne yok bu cümlenin. Günümüzde bilgisayarı sadece &#8220;<a href="http://www.facebook.com" target="_blank"><strong>facebook&#8221;</strong></a> olarak gören gençlerden olmayın lütfen. Tamam facebook&#8217;a girin, chat yapın, kız tavlayın falan ama yine de bilgisayar kullanmadaki aslî amacınız bu olmasın. Ya da sadece<strong> &#8220;iddaa&#8221;</strong> sonuçlarına bakmak için kullanmayın interneti. Word&#8217;de yazı yazacak, tablo yapacak ve çıktı alacak kadar bilgisayar bilmenizi öneririm size. İnternette sitelere üye olabilmeli, edebiyat sitelerini ve bilhassa <a title="edebiyat" href="http://www.edebyahu.com" target="_blank"><strong>&#8220;edebyahu.com&#8221;</strong></a>u takip etmenizi öneririm.</p>
<p><strong>5. Hiç yoktan 3. sınıfta İngilizce öğrenmeye başlayın:</strong></p>
<p>Aman, ben öğretmen olacağım, ne işime yarar <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/ingilizce" target="_blank"><strong>İngilizce </strong></a>gibi bir düşünceye asla ve asla kapılmayın lütfen. Çünkü İngilizce dediğimiz şey size ömür boyu lazım olacaktır. Şöyle düşünün, siz bir edebiyat mezunu alacaksınız işe. Bir bakıyorsunuz ikisinin de notları falan aynı, başarıları aynı. Ancak birisinin İngilizce fazlası var. Elemanlarınızın İngilizce bilmesinin hiçbir işinize yaramayacağını bilseniz dahi siz hangisini tercih ederdiniz? İngilizce bileni değil mi? İşte gün geçtikçe seçici olma kriterleri artıyor maalesef. Sırf bu yüzden bile İngilizce öğrenmek gereklidir. Ancak <strong>akademik kariyer</strong> yapmayı düşünüyorsanız mutlaka ve mutlaka İngilizce öğreneceksiniz. Başka çıkış yolunuz yok. O yüzden İngilizce çalışmaya erkenden başlamanız sizin için avantaj olacaktır.</p>
<p><strong>6. Okul bitse de kurtulsam diye düşünmemelisiniz:</strong></p>
<p>Bu biraz keyfi bir madde olacak ama ben yine de yazayım. 2. sınıftan sonra birçok öğrenci &#8220;okul bitse de kurtulsam&#8221; diye yırtınır durur. Ancak bunu bizzat yaşayan birisi olarak, okul bittiğinde bir şeylerden kurtulduğumuzu değik daha çok o şeylerin içine girdiğimizi söylemek istiyorum size. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Hayat okul bittikten sonra başlıyor arkadaşlar. Bu yüzden siz yatın kalkın okuduğunuz için şükredin&#8230;</p>
<p>İnşallah eksik bir şeyler yazmamışımdır. Tüm bunları yazarken inanın tüm samimiyetim ile yazdım.</p>
<ul>
<li>Belki kitap almaya paranız olmayabilir ama kütüphaneler ne güne duruyor?</li>
<li>Belki İngilizce kursuna gitmeye paranız olmayabilir ama kitaplar ne güne duruyor?</li>
<li>Belki arkadaşınız küçükken Kur&#8217;an kursuna gittiği için Osmanlıcayı kolay öğreniyor ama sizin öğrenmeniz için engel mi bu?</li>
<li>Okurken okuldaki kitapları okumak sizin başka kitapları okumanıza engel mi?</li>
</ul>
<p>Bir şeyleri ertelemeyin arkadaşlar. Bir şeyleri yapmak için lütfen yarınları beklemeyin. En güzel gün bugündür. Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur derler hep. Gerçekten de öyledir. Mutlu olmak için bir nesneye, kişiye, zamana bağlanmayın. Mutlu olmak için bir şeylere şartlanmayın. Bir dersten 100 aldığınızda, teziniz kabul edildiğinde, ücretli öğretmenlik başvurunuz kabul edildiğinde, araba aldığınızda, ev aldığınızda, evlendiğinizde vs. mutlu olacağınızı düşünmeyin lütfen. Her zaman içinde bulunduğunuz andan zevk almaya, o anda mutlu olmaya bakın. Hedeflerinizi gerçekleştirmek için en güzel zaman içinde bulunduğunuz zamandır, unutmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/edebiyat-mezunlarina-umut-isigi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>19</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>türkiye&#8217;de &#8220;edebiyat&#8221; mezunu olmak</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 01:23:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[mühim meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma görevlisi]]></category>
		<category><![CDATA[asistan]]></category>
		<category><![CDATA[dershane öğretmenliği]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyatçı]]></category>
		<category><![CDATA[formasyon]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce]]></category>
		<category><![CDATA[kırıkkale üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kpss]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenin sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[okutman]]></category>
		<category><![CDATA[ortaöğretim alan öğretmenliği]]></category>
		<category><![CDATA[tezli yüksek lisans]]></category>
		<category><![CDATA[tezsiz yüksek lisans]]></category>
		<category><![CDATA[türk dili ve edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[yök]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek lisans]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=458</guid>
		<description><![CDATA[<p><strong>Arkadaşlar aşağıdaki yazıyı okuduktan sonra mutlaka şu yazıyı da okuyun: </strong></p>
<p><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/edebiyat-mezunlarina-umut-isigi/" target="_blank"><strong>http://www.kaanfakili.com.tr/edebiyat-mezunlarina-umut-isigi/</strong></a></p>
<p><img title="kus" src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/08/kus.jpg" alt="" hspace="10" vspace="10" align="left" />İşbu yazı ilk paragraftan son paragrafa kadar yer yer gerek <strong>devlet kurumları</strong>na, gerek <strong>özel kurumlar</strong>a ve gerekse de başka şeylere ağır ithamlar içermektedir. Bu ithamlar muhtelif zamanlarda küfre doğru kayacak ve haddi aşacaktır. Lütfen <strong>Türkiye</strong>&#8216;de herhangi bir üniversitede okumayı düşünmediyseniz ve henüz liseyi bitirmediyseniz bu yazıyı okumamanınızı öneririm. Zira yazıdan sonra Türkiye&#8217;de üniversite okumaktan vazgeçebilirsiniz. Lütfen bu durumda kabahati bende aramayın.</p>
<p>Yazacağım yazıda bizzat yaşadıklarımı farklı bir bakışla anlatmaya çalışacak, zamanla farklı farklı insanların gözünden aktarmalar yapmaya çalışacağım. Bu yazı bir <strong>serzenişin</strong>, bir <strong>gücenmenin </strong>ve bir <strong>zora gitmenin </strong>yazısı olacağından biraz uzun ve <strong>duygusal</strong> içerikli olacaktır. Eğer bu tarz yazılara katlanamıyorsanız sayfanın köşesindeki çarpı işareti ile <strong>sayfayı kapatabilirsiniz</strong>, teşekkür ederim.</p>
<p>Yazımda bizzat kendimi hareket noktası almayı düşündüğüm için başlığı <strong>&#8220;edebiyat mezunu olmak&#8221;</strong> şeklinde koydum. Ancak yazıyı <strong>Türkiye</strong>&#8216;de <strong>edebiyat </strong>dışında farklı bölümlerden mezun olanlar okuduğunda benden pek farklı hissiyatlara&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Arkadaşlar aşağıdaki yazıyı okuduktan sonra mutlaka şu yazıyı da okuyun: </strong></p>
<p><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/edebiyat-mezunlarina-umut-isigi/" target="_blank"><strong>http://www.kaanfakili.com.tr/edebiyat-mezunlarina-umut-isigi/</strong></a></p>
<p><img title="kus" src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/08/kus.jpg" alt="" hspace="10" vspace="10" align="left" />İşbu yazı ilk paragraftan son paragrafa kadar yer yer gerek <strong>devlet kurumları</strong>na, gerek <strong>özel kurumlar</strong>a ve gerekse de başka şeylere ağır ithamlar içermektedir. Bu ithamlar muhtelif zamanlarda küfre doğru kayacak ve haddi aşacaktır. Lütfen <strong>Türkiye</strong>&#8216;de herhangi bir üniversitede okumayı düşünmediyseniz ve henüz liseyi bitirmediyseniz bu yazıyı okumamanınızı öneririm. Zira yazıdan sonra Türkiye&#8217;de üniversite okumaktan vazgeçebilirsiniz. Lütfen bu durumda kabahati bende aramayın.</p>
<p>Yazacağım yazıda bizzat yaşadıklarımı farklı bir bakışla anlatmaya çalışacak, zamanla farklı farklı insanların gözünden aktarmalar yapmaya çalışacağım. Bu yazı bir <strong>serzenişin</strong>, bir <strong>gücenmenin </strong>ve bir <strong>zora gitmenin </strong>yazısı olacağından biraz uzun ve <strong>duygusal</strong> içerikli olacaktır. Eğer bu tarz yazılara katlanamıyorsanız sayfanın köşesindeki çarpı işareti ile <strong>sayfayı kapatabilirsiniz</strong>, teşekkür ederim.</p>
<p>Yazımda bizzat kendimi hareket noktası almayı düşündüğüm için başlığı <strong>&#8220;edebiyat mezunu olmak&#8221;</strong> şeklinde koydum. Ancak yazıyı <strong>Türkiye</strong>&#8216;de <strong>edebiyat </strong>dışında farklı bölümlerden mezun olanlar okuduğunda benden pek farklı hissiyatlara kapılmayacak ve zaman zaman bana hak verecektir. Bu sebeple bu yazıda herkesin duygularına tercümân olmayı istiyorum.</p>
<p><strong><em>Araya sıkışmış not: Yazıyı okuyan arkadaşlar, yorumlarınızı esirgemeyin lütfen. Bilelim kimin ne sıkıntısı olduğunu. Eğer yorum yazmazsanız yazının pek okunmadığını düşünecek ve gerçekten çok üzüleceğim.</em></strong></p>
<p>Uzunca bir girizgâhın ardından asıl içeriğe geçmek doğru olacaktır. Ancak yazıya nereden, nasıl başlayacağımı bilemediğim için lafı geveleyip duruyorum. Öncelikle benim şu an hangi okuldan mezun olduğumu ve ne ile meşgul olduğumu bilmenizi isterim. Belki <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/ben-kimim/" target="_blank"><strong>hakkımda </strong></a>sayfasını okuyanlar bunu bileceklerdir, ancak ben yine de belirteyim.</p>
<p><strong>Ben, </strong><strong>Kırıkkale Üniversitesi, </strong><strong>Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. <span style="text-decoration: underline;">Şu an işsizim.</span></strong></p>
<p>Bundan 5 sene kadar önce, dershaneye giderken tercihlerim hususunda epey kararlıydım. Ancak dönem ortasında yaşadığım bir iki hadise benim edebiyatçı olma yönündeki tereddütlerimi ortadan kaldırdı ve dönem ortasından sonra hep edebiyat bölümü okumayı istedim. Bundan 5 sene evvel, yani <strong>2002 ÖSS</strong>&#8216;de, yani bu 300&#8242;lü puan sisteminin ilk senesinde <strong>ÖSS</strong>&#8216;ye girdim ve<strong> ÖSS Sözel bölüm</strong>den 266,500 ham puan aldım. Okuldan da 60 puan gelmesi ile -lisede tembel bir öğrenciydim- puanım 326 &#8216;ya yükseldi ve yaptığım tercihler neticesinde sürpriz bir şekilde <strong>Kırıkkale Üniversitesi</strong>&#8216;ne yerleştim. Benim edebiyat bölümünü ne kadar istediğimi sanırım yaptığım 23 tercihin de <strong>&#8220;Türk Dili ve Edebiyatı&#8221;</strong> bölümü olması ispatlar.</p>
<p><strong>Edebiyat bölümü</strong>ne dair aklımda birçok güzellik vardı. Ancak bu güzelliklerin yerini zamanla bıkkınlıklar, küskünlükler ve reddedişler aldı. Daha sonra korkularımla yüzleştim, kırgınlıklarım geçti ve yeniden edebiyata aşık olmaya başladım. Eski <strong>idealistliğimi </strong>yeniden kazandım, ancak iş işten biraz geçmiş durumdaydı sanırım. Çünkü okulu bir dönem uzatmıştım. Neyse ki sadece bir dönemdi.  Nihayetinde uzun maratonun sonunda bu bölümden mezun oldum. İdealistliğim hâlâ devam ediyordu. Bizim okulda yüksek lisans yapacak ve akademik kariyerimi geliştirecektim. Bir yandan da bir yerlerde iş bulmalı ve masraflarımı çıkarmalıydım. Yapabileceğim işlerin arasında en makulü dershanede edebiyat öğretmenliği yapmaktı. İşte şu andan sonra 1 sene içerisinde yaptığım şeyleri size anlatacağım.<span id="more-458"></span></p>
<p>Öncelikle <strong>dershanede </strong>çalışacak ve birkaç dersten uzattığım okulu dönem ortasında bitirecektim. Sonra da dönem ortasında açılan yüksek lisans kontenjanlarına başvuracak ve öğrenimime devam edecektim. Bir yandan dershane, bir yandan da okulu idare ederim diye düşündüm. Ancak daha sonra dershanede öğretmen olmanın çekilecek bir şey olmadığını ve hayatımda birçok şeye engel olacağını düşündüm ve Şubat ayında dershaneden istifa ettim. Daha sonra bir arkadaşla birlikte web sitesi falan yaptım, harçlığımı çıkardım. Bir yandan da ilk dönem tüm derslerimi verdim ve ikinci dönem de özel öğrenci olarak <strong>yüksek lisans </strong>kaydımı yaptırdım. Şimdi ise normal <strong>yüksek lisans sınavları</strong>na hazırlanıyorum. Öncelikle aklımda bu sene birkaç farklı iş alternatiflerini düşündüm. İlk önce <strong>Ankara</strong>&#8216;da <strong>TAPU</strong>&#8216;ya iş başvurusunda bulundum. <strong>Edebiyat </strong>ve <strong>tarih bölümü</strong> mezunu yaklaşık 300 kişi <strong>TAPU</strong>&#8216;da çalışıyor ve Osmanlıca metinleri okuyorlar. <strong>Avrupa Birliği</strong> bizim devletten eski tapuların okunmasını ve bilgisayara işlenmesini istemiş. Devlet de yaptığı bir ihale ile bunu bir şirkete vermiş. Şirket de edebiyat ve tarih bölümü öğrencilerine yaklaşık 700 milyon maaş ile ve 5 gün mesai ile bu belgeleri okutmuş. İşin ilginç yanı biz Haziran ayında buraya başvurana kadar başvuran herkesi alıyorlardı. Ancak iş bana gelince, benimle birlikte başvuran 100 kişiyi bir sınava tabî tuttular ve eski tapuları okumamızı istediler. Çok saçma bir sınavdan kesinlikle geçemeyeceğimi biliyordum ve nitekim öyle de oldu. Ancak işin daha da üzücü yanını 1 ay sonra öğrendim. Bu sınavdan başarılı olan 15 kişiyi de işe almamışlar ve birçok kişiyi de işten çıkarmışlar. Bu kapıyı kurutunca özel öğretmenlik için başvurayım dedim. Onda da edebiyat öğretmenine ihtiyaç olmadığını öğrenince ona da bir güzel &#8230; Şimdi hafifledim, iş beklediğim bir yerin olmaması da güzelmiş. En azından şuradan buradan bir haber çıksaydı diye beklemiyorsunuz&#8230;</p>
<p>Şimdi edebiyat bölümü öğrencisinin yapacağı işleri ve karşılaşacağı zorlukları yazmak istiyorum. Lütfen okuyun ve bir ders alın. Size birkaç çözüm yolu da sunacağım, anlarsanız iyiliğinize.</p>
<p><strong>1. En Garanti İş Dershane:</strong></p>
<p>Evet, bölümden mezun olur olmaz bir dershanede işe başlayabilirsiniz. Ankara&#8217;da yüzlerce dershane var. İstanbul&#8217;u hiç hesaba katmıyorum bile. Küçük şehirlerde de en azından çalışabileceğiniz bir dershane var. Ancak işin kötü yanı, dershaneler sizi 2 sene boyunca çok komik rakamlara stajyer olarak süründürürler. Sizin etinizden ve sütünüzden faydalanmaya çalışırlar. Sizin stajınızı ekim ayında başlatacaklarına söz verirler ancak tutup bunu Şubat ayında başlatırlar. Sonra Haziran ayı geldi mi sizi işten çıkarırlar ve stajınızı yakarlar. <span style="color: #ff0000;">(Adı geçen dershanenin ricası ile bu bölüm kaldırılmıştır. )</span></p>
<p>Dershanede çalışmayı düşünen arkadaşlar en az 2 sene sürünmeyi göze almalısınız. Tabiî iki seneden sonrasını da düşünün. Doğru düzgün işlemeyen mesai saatleri, haftada 50 saat ders, bir sürü yayın hazırlama, soru hazırlama ve elinize geçen maksimum 2 milyar maaş. Bir bayan için düşünemiyorum bile bu çalışma şartlarını.</p>
<p><strong>2. Formasyon Alayım, KPSS&#8217;yi Halledip Öğretmen Olurum </strong></p>
<p>Diyorsunuz ancak o kadar kolay değil bu. Öncelikle formasyon belası var. Her üniversite <strong>formasyon </strong>yani <strong>tezsiz yüksek lisans</strong> yani <strong>ortaöğretim alan öğretmenliği</strong> eğitimini vermiyor. <strong>Ankara</strong>&#8216;da, <strong>Gazi Üniversitesi</strong>, <strong>Ankara Üniversitesi</strong> ve <strong>Başkent Üniversitesi</strong> var. Ancak tabiî bunlara başvurabilmek için çok yüksek puanlarınızın olması gerekiyor. Akademik mezuniyet notunuzun ve <strong>ALES</strong>&#8216;inizin 80 üzeri olması gerekiyor ki bu devlet üniversitelerinden birisinde formasyon eğitimi alabilesiniz. Kaldı ki <strong>Gazi</strong>&#8216;yi kazansanız bile toplam 2 &#8211; 2,5 milyar arası harç ödüyorsunuz. Ankara Üniversitesi&#8217;nin harcı normal eğitim harcı (dönemlik 150 falan) ancak orası da 1 yılda bir açıyor ve 50 kişi falan alıyor. Eğer param var, paramla rezil mi olacağım derseniz de Başkent Üniversitesi&#8217;nden 7 milyara formasyon eğitimi alabilirsiniz tabiî ki. Ancak hem benim gibi mezuniyet notunuz yüksek değilse ve hem de <strong>Başkent Üniversitesi&#8217;</strong>nden formasyon alacak kadar paranız yoksa bu ihtimali de bir kenara bırakırsınız.</p>
<p>Formasyon aldınız diyelim, ne mutlu size. Peki bu yeterli mi ? Tabiî ki hayır. Bir de KPSS belası var. Yaklaşık 85 gibi bir KPSS puanı alacaksınız ki atanabilesiniz. Bunu almak da epey bir emek istiyor. Yaklaşık 6-7 ay sıkı bir çalışma gerektiriyor. Yıllardır görmediğiniz matematik, tarih, hukuk gibi birçok alandan sorular çözmeniz, ezber yapmanız gerekiyor.</p>
<p><strong>3. Hiçbir Şey Olamazsam Asistan Olurum</strong></p>
<p>Bu başlığı da bir ara bir üniversite forumunda yazan bir dangalağın yazdığı bir yazıdan hatırlıyorum. Beyzadem kendisine öyle güveniyor ki, aynen şu üslûpla &#8220;yaa bu kadar kasmayın, hiçbir şey olamazsam asistan olurum yaaa&#8221; diyor. Delirmemek elde değil. Çünkü asistan olmak yani araştırma görevlisi olmak o kadar da kolay değil arkadaşlar. Öncelikle iyi derecede İngilizce bilmeniz gerekiyor. Bunun için de iyi bir kursa gitmeniz tabiî. Ben daha kısa bir süre evvel araştırdım, kaliteli bir kursun fiyatı ayda 300 YTL&#8217;den başlıyor. Yaklaşık 10 ay gideceğinizi düşünün. Neyse İngilizce çalışarak KPDS veya ÜDS&#8217;den 50 üzerinde bir puan almanız gerekiyor. ALES&#8217;ten de 70 üzerinde bir puan. Yeni düzenlemeye göre de mezuniyet notunuzun en az 65 olması gerekiyor. Hadi mükemmeliz ve bunların hepsini yaptık diyelim. Peki kadro açılır mı? Bilmem. Şu an 1 yıldır araştırma görevlisi ve okutman almıyor üniversiteler. YÖK&#8217;ün saçma sapan engeline takılıyor. Memurlar.net&#8217;in forumlarına girip bakarsanız, insanlar plânlarını hep askıya almış durumda. Ha bugün çıktı, ha yarın çıkacak diye diye kara kara düşünüyorlar. İnsanların belki ikinci bir plânları var, ancak ilânlar ha bugün ha yarın çıkacak diye bunları erteliyorlar. Belki önlerine çıkan iş imkânlarını tepiyorlar. Sizce ne kadar adil bunlara yapılanlar?</p>
<p><strong>4. Alternatif İşler</strong></p>
<p>Pek de aldırış etmeyin bu başlığa. Eğer çok tanıdığınız varsa, farklı ilgileriniz falan varsa ancak alternatif işler yapabilirsiniz. Mesela bir gazetede editör olabilirsiniz. Kitap tashihi yapabilirsiniz falan gibi şeyler.</p>
<p><strong>5. Polis Olursunuz</strong></p>
<p>Ne güzel değil mi? Birçok bölümde var bu. Üniversiteyi bitirir bir işe giremezseniz hemen polisliğe girersiniz. Yazık değil mi harcadığınız 4-5 yıla? Siz değil, sizi bu hâle düşürenler utansın.</p>
<p><strong>İş Aşamalarında Karşılaşacağınız Sorunlar</strong></p>
<ul>
<li>Öncelikle dershanede karşılaşacağınız sorunlardan bahsedeyim. Öğretmen-öğrenci-hademe üçgeninde bir pozisyondasınız. Oraya gidip de öğretmen olacağım diye hiç sevinmeyin. Bir kere idare size öğretmensiniz, öğrenci karşısında öğretmen gibi durun diye sık sık öğüt verir ancak kendisi size öğretmen gibi davranmaz. Bir sürü ağır işi size yaptırır. Ayak işlerinde sizi kullanır. Eğer zümre başkanınız karaktersizin teki ise sizi birçok işte kullanabilir. Kısaca dershane hayatında aklınıza gelmeyen onca sorunla karşılaşabilirsiniz.</li>
<li>KPSS&#8217;ye girmeyi düşünüyorsanız hayatınızı belirleyen o sınav günü hastalanmamalı, zihninizi iyi toplamalısınız. Yoksa bir yıllık emeğiniz gider. Ve dua edin ki branşınıza ait kadro mutlaka çıksın. Formasyon alamamak en büyük sorun zaten. Formasyon için para gerek, para için de iş. İş için de formasyon, formasyon için de para&#8230;</li>
<li>Akademik kariyer yapmak istiyorsanız mutlaka yabancı dil bilmelisiniz. Yabancı dil öğrenebilmek için kursa gitmelisiniz. Kurs için para, para için iş, iş için kurs&#8230;</li>
<li>Aileniz mutlaka size destek olmalı. Size destek olacak sağlam bir aile yapınız yoksa kendi kendinizi yer bitirirsiniz. Attığınız adımlarda kendinize güveniniz olmaz. Sizi destekleyen olmaz. Attığınız adım boşa çıkınca da suçlu siz olursunuz. Bütün işlerde olduğu gibi bu işlerde de aile desteği şart. Kız/erkek arkadaş desteği de olabilir. Ama gerçekten size destek olacak bir kız arkadaşınız ya da erkek arkadaşınız olmalı. Sizi yarı yolda bırakıp, sıkıntılı zamanınızda sıkıntılarınıza bir sıkıntı katan bir arkadaş değil.</li>
<li>Sabırsızlık en çok karşılaşacağınız durumdur. Bunun için bol bol dua etmenizi öneririm.</li>
</ul>
<p><strong>Çözüm Yolları</strong></p>
<ul>
<li>Edebiyat bölümünde okurken mutlaka notlarınızı yüksek tutmaya bakın. En az 80 transkript ile mezun olmaya çalışın. Hedefinizi daha 2. sınıftayken falan belirleyin. Sizin için ders geçmek değil de iyi derece ile mezun olmak hedef olsun.</li>
<li>Mutlaka okurken sık sık İngilizce çalışın, imkânınız varsa kursa gidin. Böylece mezun olunca bunun sıkıntısını çekmezsiniz.</li>
<li>Çok fazla edebiyatçı ile tanışın. Mesleğinizden bir sürü hoca ve öğrenci ile tanışın. Birileri ile tanışmak iyidir.</li>
</ul>
<p>Şimdilik yazacaklarım bu kadar. Aklıma bir şeyler gelirse mutlaka not edeceğim, emin olabilirsiniz. Ancak siz de yorumlarınız ile destek olmalısınız. Çeşitli yazılara birçok edebiyatçı arkadaşım yorum yazıyor, bu konuya da ilgi göstermelerini bekliyorum.</p>
<p>İşsizlik ile ilgili bizim <a title="işsizlik" href="http://www.cafekonomi.com/2008/08/23/issizlik/" target="_blank">Samet&#8217;in yazıs</a>ını da okuyabilirsiniz. Ya da benim <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-ogretmen-olmak/" target="_blank"><strong>&#8220;Türkiye&#8217;de Öğretmen Olmak&#8221; </strong></a>isimli yazımı okuyabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>113</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
