Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler

başörtüsü (türban) sorunu

Yazının başlığından da anlaşılacağı gibi şu türban(başörtü) meselesi ile ilgili kendimce birkaç söz söylemek istiyorum. İlk olarak başlıkta hem başörtü hem de türban kelimesini bir arada almam bu ikisinin farklı şeyler olmadığını vurgulamak istememden kaynaklanıyor. Bugün sadece bu iki kelime ile değil de sıkmabaş, çarşaf gibi farklı isimlerin de telaffuz edilmesi ile bir kavram kargaşası yaşıyoruz ve maalesef bu sadece inanan insanların aleyhine oluyor.

İlk önce türbanın (şu satırdan sonra başörtünün ya da türbanın benim için farkı olmadığını sadece ikisini birden yazmanın gereksiz olduğunu düşündüğüm için türban dediğim zaman her ikisini kastedeceğimi anlarsınız umarım) siyasal bir simge olup olmadığına bakalım…

Evet türban Erdoğan’ın da sonunda kabul ettiği şekilde bir siyasal simgedir. Ancak ortada ayırt edilmesi gereken bir durum vardır ki asıl mesele de budur:

Türbanı her takan kişi, onu siyasal simge olduğu için mi takıyor?

Bugün türban takanların bunu takmalarında birçok sebep olabilir. İlk başta birisi inancı gereği, Müslümanlığın getirdiği kurallar gereği takıyor olabilir, bir başkası ise bunu siyasal simge olarak takabilir, kimisi ise bunu yakıştığı için takabilir. Ya da birileri evde kalmamak, koca bulmak için takabilir…. Bunun gibi takma nedenlerini arttırabiliriz. Ancak bize burada asıl sormak gereken, bunları bu insanlar takıyor ya da takmıyor, bizim üzerimize vazife mi? Yani sadece inanç nedeni ile değil diğer nedenler ile taksa da bu bizim üzeremize vazife mi? Nerede kalıyor kişilik hakları, demokrasi vs. Peki siz bunun siyasî simge olarak kullanılmasına karşıyız dediniz. O zaman bunu inancı için takanlarla, siyasî simge olarak takanları nasıl ayırt edeceksiniz?

Sanırım insanın düşüncesini okuyan bir X Ray cihazı geliştirip, sen bunu siyasal simge olarak takıyorsun çıkar başındakini, sen bunu sen bunu inancın gereği takıyorsun, aferin sana… gibi telkinlerde mi bulunacağız?

Türban takmak gericilik midir?

Bir de bu tartışma son zamanlarda hız kazandı gitti. Her gün türban ile ilgili bir haber çıkmasa medya rahat edemeyecek sanırım. Bir de haber değeri olmayan, sırf insanların gözünde türbanı sorun yapmak için yazılan yazılar var ki… Bunlardan bir tanesi de Milliyet gazetesi yazarlarından Güngör Uras. 15 Aralık 2007′de Milliyet gazetesinde bir yazı yazmış, “Elveda” Avrupa “Selamünaleyküm” Karanlık Dünya diye.

Yazıyı şöyle bir okumaya kalksanız somut şeylerden bahsetmediğini siz de rahatlıkla anlarsınız. Yazıda Avrupa Birliği güya Türkiye’yi sırf Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülke olduğu için Avrupa Birliğine kabul etmemiş. Sonra, ülke doğuya doğru kayarsa daha da gerileyecekmiş.

Benim sadece burada kafama takılan şey şu, Batının medeniyet olarak algılanmasındaki ölçüt nedir?

yorumlara abone ol   
atıf  
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
 
 15 Ocak 2008, 20:28
 mühim meseleler
 bugün 0 kez, toplam 253 kez okundu
« kumyk & kumykish : dağıstan ve kumuk türkleri
semazen resimleri (semazen fotoğrafları) »

benzer yazılar


son yazılar

    • hayat karmaşası
    • p.s. i love you (not: seni seviyorum)
    • türk günlüklerinde neler oluyor
    • e-vren günlüğü kasım ayı misafir kalemiyim
    • fatih harbiye ve kadın


diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum

Yapacağınız yorumların, benim ve okuyucularım için değerli olacağını unutmamalısınız. Biz, yazdığınız her şeyi ciddiye alırız. Yorum yazarken kimseyi rencide etmeden yazmanızı, aşağılayıcı, rencide edici şeyler yazmamanızı temenni ederim. Türkçe yazım kurallarını ihmâl etmezseniz sevinirim. Zira "aslan yattığı yerden belli olur".

© Kaan Fakılı