
Ayrılık okuna galebe çalacak bir kalkan bulunmaz. O gelir ve yaralar. Bir umut varsa aşık için, o umut tecelli edene kadar yaranın ne kanı diner, ne sızısı. Ama ayrılık gelmişse ve umut da yoksa, ölümün klavuzu say hicranı. Gelir ve görünmez kapılardan kabre taşır aşığın bedenini. O kabirde yaşanan azap veren bir hasrettir. Hasret ki acımasız el gibi sarılır boğaza, nefesleri boğar, takati keser, canı yağmalar. Ne dönen dünya kalır, ne gelip geçen zaman.Tek hareket sinedeki hançerin hareketidir. Ve can artık sade bir inleyiş, sade gittikçe genişleyen bir yaradır aşıkta.
Münire Danış - Tahir ile Zühre

diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum