Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler

50 tane karışık beyit

Geçen sene Eski Türk Edebiyatı dersi için 50 tane beyit az önce dosyalarımı karıştırırken elime geçti. Özenle seçtiğim ve ezberlediğim beyitleri sizlerin de okumasını istiyorum…

1. Bende Mecnûn’dan füzûn âşıklık isti’dâdı var
Âşık-ı sâdık benem Mecnûn’un ancak adı var (Fuzûlî)

2. Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı (Fuzûlî)

3. Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denli dutuşan odlara kılmaz çare su (Fuzûlî)

4. Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su (Fuzûlî)

5. Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb
Kılma dermân kim helâkim zehri dermândadır (Fuzûlî)

6. Ya Rab, belâ-yı aşk ile âşinâ kıl meni
Bir dem belâ-yı ışkdan kılma cüda meni (Fuzûlî)

7. Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı
Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı (Fuzûlî)

8. Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı (Fuzûlî)

9. Ya rab bana cism-u can gerekmez,
Cânân yok ise cihan gerekmez (Fuzuli)

10. Âşiyân-ı murg-ı dil zülf-i perîşânındadır
Kande olsam ey perî gönlüm senin yanındadır (Fuzûlî)

11. Arızın yadıyla nem-nak olsa müjganım nola
Zayi olmaz gül temennasiyle vermek hare su (Fuzûlî)

12. Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
Kurbânın olam var mı benim bunda günâhım (Nâhîfî)

13. Ben ki her cemiyetin nâlânıyam
Hemdem-i hoş hâl ü bed-hâlânıyam (Nâhîfî)

14. Her kişi zu’munca bana yâr olur
Sohbetimden tâlib-i esrar olur (Nâhîfî)

15. Haddeden geçmiş nezaket yâl ü bâl olmuş sana
Mey süzülmüş şişeden ruhgâr-ı âl olmuş sana (Nedim)

16. Buy-ı gül taktir olmuş nâzın işlenmiş ucu
Biri olmuş huy birisi dest-mal olmuş sana (Nedim)

17. Şöyle gird olmuş Frengistan birikmiş bir yere
Sonra gelmiş kûşe-i ebrûda hâl olmuş sana (Nedim)
18. Döğülmeğe söğülmeğe koğulmağa billâh
Hep kâilim ammâ ki efendim senin olsam (Nedim)

19. Tahammül mülkünü yıkdın Hülâgu Hân mısın kâfir
Aman dünyayı yakdın âteş-i Sûzân mısın kâfir (Nedim)

20. Niçin sık sık bakarsın böyle mir’at-ı mücellaya
Meğer sen dahi kendi hüsnüne hayran mısın kâfir (Nedim)

21. Bu şehr-i Sıtanbul ki bi-misl ü bahadır
Bir sengine yek-pare Acem mülki fedadır (Nedim)

22. Hac yollarında meş’ale-i kârbân gibi
Erbâb-ı ışk içinde nümâyânsın ey gönül (Nedim)

23. Sun sâgarı sâkî bana mestâne disünler
Uslanmadı gitdi gör o divâne disünler (Şeyh.Yahya)

24. Gonce-i dil açılub hatır niçün şad olmaya
Bağda güller mi yok gülşende bülbüller mi yok (Şeyh.Yahya)

25. Görmezüz bir dil ki tûtî gibi güftâr eyleye
Söyledir mi yok cihânda söyler mi yok (Şeyh.Yahya)

26. Dikdiler her yâre kim sinemde açdı hançerüň
Seyrine gel bağ-ı mihnetde açılmış güllerüň (Şeyh.Yahya)

27. Aşka kâbil dil mi yok şehr içre yâ dilber mi yok
Mest yok meclisde bilmem mey mi yok sâgâr mı yok (Şeyh.Yahya)

28. Ne tende cân ile sensüz ümîd-i sıhhat olur
Ne cân bedende gam-ı firkâtünle râhat olur (Şeyh.Yahya)

29. İrdi bahâr sen dahı şâd olmadın gönül
Güllerle lâlelerle küşâd olmadın gönül (Şeyh.Yahya)

30. Tûtî-i mu’cize-gûyem ne desem lâf değil
Çerh ile söyleşemem âyinesi sâf değil (Nef’î)

31. Bir nefes dîdâr içün bin cân fedâ itsem n’ola
Nice demlerdür esir-i iştiyâkıdur gönül (Nef’î)

32. Gül âteş gülbün âteş Gülşen âteş cûyban âteş
Semender-tıynetân-ı aşka bestir lâlezâr ateş (Şeyh Gâlib)

33. Aşk bir şem-i ilahidir benim pervanesi
Şevk bir zincirdir gönlün anın divanesi ( Seyh Galib)

34. Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi ( Muhibbî )
35. Ey Necati, yürü sabreyle elinden ne gelir
Hublar, cevr-u cefayı kime öğretmediler (Necati)

36. Gül-şen-i vasfında her beyti Necati çakerin
Benzer ol mevzun nihale kim ucunda gül var (Necâtî)

37. Gitdün ammâ kodun hasret ile cânı bile
İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile (Neşâti)

38. Cihân-ârâ cihân içredür ârâyı bilmezler
O mâhiler ki deryâ içredür deryâyı bilmezler (Hayalî)

39. Allah adın zikr idelüm evvela
Vâcib oldur cümle işte her kula (Süleyman Çelebi)

40. Kimsesiz bir kimse yok herkesin var kimsesi
Kimsesiz kaldım medet ey kimsesizler kimsesi

41. Âdeme âdem gerektir âdem etsin âdemi
Âdem âdem olmayınca âdem netsin âdemi (Ziya Paşa)

42. Aşk mıdır ki cân-ı dil mülkünü yağma eyleyen
Aşk mıdır sînem içinde gelip de ca eyleyen (Muhibbî)

43. Aşk mıdır ki boynuma takıp belâ zincirini
Gezdirip mecnun gibi alemde rüsva eyleyen… (Muhibbî)
44. Aşk mıdır ki bivefa güller elinden geceler
İnletip bülbülleri ta subh-u güya eyleyen (Muhibbî)

45. Aşk mıdır ki bir keman ebru nigarın yâdına
Ok gibi kaddimi büküp benim de ya eyleyen… (Muhibbî)
46. Aşk mıdır ki fenni derdi okutup aşıklara
Fasl-ı babı sinemin levhinde inşa eyleyen (Muhibbî)

47. Aşk mıdır ki bu Muhibbî sinesine dağ vurup
Ahir anın gözleri yaşını derya eyleyen… (Muhibbî)
48. Hârâbât ehlini hor görme zâhid
Hazineye mâlik ne viraneler var (Râgıb Paşa)

49. Ger ben ben isem nesin sen ey yâr
Ger sen sen isen neyim men-i zâr (Fuzûlî)

50. Câm-ı cihân-nûmân yüzün pâk tut müdâm
Âlemde nîk ü bed ferah u gam gelir gider ( Şeyhî)

yorumlara abone ol   
atıf  
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
 
 24 Ocak 2008, 20:48
 klasik türk edebiyatı
 bugün 5 kez, toplam 1,759 kez okundu
« türban gerçekten bir simge mi?
türbandan başlayıp her şeye değinen adam (biraz ironik) »

benzer yazılar


son yazılar

    • hayat karmaşası
    • p.s. i love you (not: seni seviyorum)
    • türk günlüklerinde neler oluyor
    • e-vren günlüğü kasım ayı misafir kalemiyim
    • fatih harbiye ve kadın


6 ahkâm kesilmiş, ilkin okuyayım, sonra ben de yazarım bir şeyler

  1. Onur Eren
    9 Nisan 2008, 21:17

    Bu beyitleri çeşitli sitelerde yer alması çok güzel. Ancak geçmişimizden o kadar kopmuş bir ulusuz ki edebiyat ve Türkçe alanı dışında lisans eğitimi alanlar dışında ( hobi olarak ilgilenenleri de saymazsak) bu beyitleri anlayanların sayısı çok çok az. Beyitlerin günümüz Türkçesi ile karşılıkları da olsaydı çok daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Eline sağlık…

  2. ZEYNEP YILCAN
    21 Mayıs 2008, 12:33

    Ben de divan edebiyatına ilgisi olanlardanım. Bu ilgim lisans eğitimi almamla başladı. Bu beyitler eski edebiyatın belki de en güzel en nadide eserlerinin sadece birkaçını yansıtıyor.O gizemli ve özel bahçe daha neleri barındırıyor içinde.Yanlız gönlünü ona verenlere açıyor kapılarını… Beyitleri yazmanız çok iyi olmuş ancak günümüz türkçesine çevirileri de olsaydı daha birçok kişinin dikkatini çekebilirdi.Ellerinize sağlık teşekkürler… :P

  3. engin arslan
    2 Haziran 2008, 18:52

    en sevdiğim beyit

    nahifinin nahif cümlesi

    göz gördü gönül sevdi ey yüzü mahım kurbanın olam varmı benim bunda günahım kurbanın olan ne güzel söylemiş yaw :oops:

  4. emine abi
    7 Haziran 2008, 20:16

    hicran cehenneminde çözülmez bu kördüğüm/ ey gözlerinde cennet-i alayı gördüğüm

  5. emre emre
    8 Haziran 2008, 01:35

    ahmet kartal’ın 4.sınıf final sınavına gireceklere hazır 50 beyit…
    ben girdim, yazdım, bitti. gireceklere iyi bir kaynak…
    onlar adına teşekkürlerimi sunuyorum ;)

  6. dudu özgür
    9 Temmuz 2008, 07:33

    bu mükemmel beyitlerin açıklamalrı da olsaydı keşke…:) ;)

diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum

Yapacağınız yorumların, benim ve okuyucularım için değerli olacağını unutmamalısınız. Biz, yazdığınız her şeyi ciddiye alırız. Yorum yazarken kimseyi rencide etmeden yazmanızı, aşağılayıcı, rencide edici şeyler yazmamanızı temenni ederim. Türkçe yazım kurallarını ihmâl etmezseniz sevinirim. Zira "aslan yattığı yerden belli olur".

© Kaan Fakılı