Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler

08.12.2006 tarihli günce

Tarih 8 Aralık 2006 …Her zamanki gibi yazıyı yine sammi bir hale getirene kadar kaç kere sildim sildim yeniden başladım bilmiyorum Ancak her zaman bendeki “yazıya başlama” kötü halinin beni sürekli bir bunalıma soktuğunu biliyorum. Hatta sadece yazı yazmaya başlarken değil hayatın her alanında bu kötü durumu yaşıyorum. Ne iş yaparsam yapayım ya da ne işe bulaşırsam bulaşayım bir türlü başlayamıyorum … Bir kısırlık içinde düşünüp duruyorum. Nereden girmeliyim, nerede geçiş yapmalıyım ve nerede son bulmalıyım… Bütün düşüncelerim yazmaya başlamadan evvel kafama yerleşiyor ve ilk paragrafın ilk harflerini “tuşlarken” sanırım bilgisayar tuşlarından çıkan o itivi sesin etkisiyle geriye gidiyor …

Aslında bu günceyi (bloğu) açmamın ilk nedenlerinden birisi de beni yazmaya sevk etmesini sağlamaktı. Yani burada saçma da olsa düşüncelerimi dile getirmeyi ve sürekli dile bir şeyleri getire getire yazma yetisini güçlendireceğime inanıyordum. Ancak bu sadece inançmış… İnanma şeklinde kaldı ve bir adım öteye gidemedi.

Şimdi düşünüyorum da en güzel yazma şekli sanırım “geldiği gibi yazma”. Yani kelimeler üzerinde fazla düşünmeden, hoyratça bilgisayarın tuşlarına basma… Hiç hesap yapmadan, ne olacağını bilmeden ve hatta kimlerin okuyacağını düşünmeden yazma … Sanırım insanı başarıya götüren küçük ayrıntılardan birisi de bu olsa gerek. Nitekim yine bu yöntemi denediğim bu yazıda da bir çırpıda bilmem kaçıncı mısraya geldiğimi görünce …

Şu an makinenin karşısına oturmuşum ve içimdeki düşünceleri, duyguları buraya aktarma çabası içindeyim. Neden içimden geldiği gibi “küfredemiyorum” ya da yalansız dolansız, bildiğim gibi yazamıyorum… Bu acizlik mi acaba, ya da toplum içinde bir yerimin olduğunu düşünmem mi ? Bilmiyorum … Şu an bildiğim tek şey yazmak istediğim.

İnsanları merak ediyorum, biri ya da bini değil. Tüm insanları merak ediyorum. Neler yapıyorlar acaba. Şu an aynı mekân içinde olduğum 10 kadar insanın ne düşündüğünü merak ediyorum. Acaba ne düşünüyorlar ? Kimisi pdf formatındaki belgeleri kurcalıyor ve belki de tez hazırlığı içinde… Kimisi “winamp”a yani “müzik çalar” a müzik atmakla uğraşıyor ve kimisi de birileriyle sohbet ediyor… Peki bunları yaparken aslında neyi ya da kimi düşünüyorlar. İşte benim içimi kemiren de bu. Düşüncelerimin beynimi kemirdiği bu demde acaba insanların düşüncelerini neler kemiriyor…

Üç beş farklı yönden darbe almış gibiyim ki üç beş farklı düşünce damarlarımda dolaşıyor. Hangisinin doğru olduğunu ya da hangisinin doğru yol olduğunu bilmiyorum… Seçtiğim yollardan birisi sanırım benim için en doğru yol olacak …

yorumlara abone ol   
atıf  
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
 
 8 Aralık 2006, 01:17
 sevgili günlük
 bugün 1 kez, toplam 79 kez okundu
« ben yürürüm yane yane
bugünün insanlarına ibret »

benzer yazılar


son yazılar

    • mutluluk bir varış değil yolculuktur
    • ALES 2008 kasım dönemi soru ve yanıtları
    • bir kere sevdaya tutulmaya gör
    • ben ve tiyatro, bir de köşebaşı oyunu
    • bir haftam, öğretmenliğim ve öğrencilerim


diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum

Yapacağınız yorumların, benim ve okuyucularım için değerli olacağını unutmamalısınız. Biz, yazdığınız her şeyi ciddiye alırız. Yorum yazarken kimseyi rencide etmeden yazmanızı, aşağılayıcı, rencide edici şeyler yazmamanızı temenni ederim. Türkçe yazım kurallarını ihmâl etmezseniz sevinirim. Zira "aslan yattığı yerden belli olur".

© Kaan Fakılı