Özel ders ilanları yayınlayan ders.net.tr açıldı. Özel ders verenlerle özel ders arayanları buluşturan sitede ilan vermek ücretli. Özel ders, özel ders ilan, özel ders ilanları, ders, matematik özel ders gibi Google aramalarında ilk sayfada çıkan siteye 6 aylık ve 12 aylık ilan verilebiliyor. Diğer özel ders ilan sitelerinde olmayan bir özelliği ise ücretli ilanların aynı zamanda Google’da reklamının yapılması. Özel ders almak isteyen kişiler Google’da “matematik özel ders” vb aramalar yaptıklarında direkt olarak ilan sahibinin telefon numarasını görüp kendisine ulaşabiliyor veya bağlantıyı tıklayıp ilan detaylarını inceleyebiliyorlar. Özel ders almak ve özel ders vermek için ders.net.tr hizmetinizde.
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »
Ankara’ya gelişimle birlikte öğrencilerime kitap okutma isteğim de yeniden canlandı. Uzun süredir aklımda olan birkaç kitapla işe başlamak istedim.
İstedim ki verdiğim kitaplar benim de okuduğum, kendimden bir şeyler bulduğum kitaplar olsun. Bu sebeple en çok etkilendiğim, okudukça tekrar okuma isteği duyduğum birkaç kitapla işe başladım.
Mustafa Kutlu’nun beni en çok etkileyen, okudukça karakterlerinden biri de ben olduğum “Uzun Hikâye” öğrencilerime verdiğim ilk kitaptı.
Her ne kadar sınav için kitap okutmak istemesem de birkaç puanlık sorularla da olsa onları kitaba yöneltmek sorun olmasa gerek.
Ortalama on sınıfım olsa ve her sınıfta ortalama otuz öğrencim olsa toplam üç yüz öğrenci tarafından aldığım dönütlerden bu kitabın çok beğenildiğini, hattâ kitap okumayı bile sevdirdiğini duydum, öğrendim. Bu beni çok mutlu etti.
Darısı diğer kitaplarıma…
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »
Daha evvel öğretmenlik mesleğiyle yakından ya da uzaktan alakalı yazdığım yazılarda teknik olarak bu mesleğe girişin sorunları üzerine durmuştum [1][2][3]. Bu yazımda ise bu meslekte geçirdiğim 1 seneyi aşkın süreyi ve bu süreçte bu mesleğe dair düşündüklerimi henüz “aman bana ne”ciliğe düşmeden yazmak istiyorum.
Bu yazacağım yazı aslında hem sayın bakanımız Dinçer‘in söylemlerinden hareketle hem de öğretmenlik mesleğiyle ilgili medyada yer alan haberlere istinaden yazılanlardan oluşuyor. Zira hem Dinçer’in makama gelişinden bugüne “öğretmen” kavramını yerinden sarstığını, “öğretmen”in tanımını yapmaya çalıştığını, sağlam bir temele oturtmaya çalıştığını gözler oldum hem de son iki üç yıldır medyada öğretmenlik mesleğiyle ilgili onlarca haberi okur oldum.
Tezsiz yüksek lisans eğitimim sırasında değerli hocam Mustafa Gündüz‘ün bize verdiği bir makale* -ki o zaman tek düşüncemiz sınavda sorumlu olup olmadığımızdı- vasıtası ile aslında öğretmenlik mesleğinin ne olduğuyla ilgili bilinçli ya da…
Tamamını oku |
3 ahkâm kesilmiş »
Hayatta bazen durgunlaşıyor, bazen yoğunlaşıyoruz. Bazen geri çekiliyor, bazen ileri atılıyoruz. Bazen de farkında bile olamıyoruz…
Günlüğüme girdiğim zaman son yazdığım yazının üzerinden birkaç ay geçtiğini gördükçe zamanın ne kadar da çabuk geçtiğini düşünüyorum.
Artık pek yazı yazmamaktan dem vurmuyorum. Pek sorun haline getirmiyorum bunu. Zaten günlüğümü bir takvim olarak kullanıyorum. Zamanın yoğunluğundan bunaldığımda bir mola verip bakıyorum ve yaşadığımı fark ediyorum.
Bazen yaşadığını fark etmek de güzel…
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »
Fizikçi, kimyager ya da biyolog olsaydım sanırım bu ruh hali ile yapacağım ilk şey “insan” üzerine araştırma yapmak olurdu. Biraz pozitivist eksenden çıkıp daha mistik bir eksene kayardım belki, ama insan biraz da böyle bir varlık değil midir zaten? İnandıklarını ispat etmeye çalışan, inancına delil arayan misal.
Şimdi insanın kimyası üzerine birkaç söz söylemek isterdim fakat kimya hakkında yeterli derecede bilgi sahibi değilim. Bu bilgi dünyam ve kelime dağarcığım ile “insanın kimyası” dediğim zaman henüz varlığını somut bir şekilde ispat edemediğimiz “ruh” kavramını çağrıştırıyor ve eşliyorum kendimce.
Kerahet vakti uykuya yatıp da uyanan kişinin ruh hali arasındaki değişikliği nasıl izah edersiniz?
Aşk acısı çeken, yakının kaybeden insanın acısını ruh mu çeker beden mi? Nasıl izah edersiniz?
Mutluluk vücudun neresinde teşekkül eder, ya da hüzün neremizi işgal eder? İzah edebilir misiniz?
Nitekim bu soruları uzatmak ve insan üzerine düşünmeyi sürdürmek mümkündür. Fakat yukarıda sorduğum birkaç soru bile nasıl da “insan” kavramını…
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »